İtalyan futbolunun en köklü ve en çekişmeli rekabetlerinden biri, 2025-26 Serie A sezonunun kaderini belirlemek üzere yeniden sahneye çıkıyor. Takvimler 2026 yılının şubat ayının ortasını gösterdiğinde, tüm dünyanın gözü kulağı Milano’da olacak. Liderlik koltuğunu sağlama almak isteyen ev sahibi ekip ile zirve yarışına yeniden tutunmaya çalışan misafiri arasındaki bu dev randevu, sadece üç puanın ötesinde bir prestij mücadelesi vaat ediyor. Stadyumun atmosferi, taraftarların coşkusu ve sahadaki taktik savaş, bu geceyi futbol tarihinin unutulmazları arasına sokmaya aday görünüyor.
İtalyan Futbolunun Kalbi Milano’da Atıyor
Serie A’nın 25. haftası, şampiyonluk yolundaki en kritik virajlardan birine ev sahipliği yapıyor. Ligin zirvesinde yer alan ve bu sezon sergilediği baskın oyunla dikkat çeken lider, kendi evinde dördüncü sıradaki ezeli rakibini ağırlıyor. Karşılaşma, 2026’nın en soğuk günlerinden birinde oynanacak olsa da, sahadaki yüksek tansiyonun tüm tribünleri ısıtacağı kesin. Her iki takım için de bu müsabaka, sezonun geri kalanı için bir moral kaynağı veya bir kırılma noktası olma özelliği taşıyor.
Ev sahibi ekip, sezon başından bu yana sürdürdüğü istikrarı bu büyük galibiyetle taçlandırmak isterken; konuk ekip ise aradaki puan farkını eriterek şampiyonlar ligi potasındaki yerini sağlama almayı hedefliyor. Futbol otoriteleri, bu karşılaşmanın sonucunun ligin son haftalarına girilirken psikolojik üstünlüğü hangi tarafın ele geçireceği konusunda belirleyici olacağını vurguluyor.
Ligin Zirvesindeki Puan Durumu ve İstatistiksel Analiz
24. hafta geride kalırken ligin genel görünümü, liderin mutlak hakimiyetini işaret ediyor. Oynadığı 24 maçta 19 galibiyet alan ve sadece bir kez beraberlik yaşayan Nerazzurri, topladığı 58 puanla en yakın takipçisinin bir hayli önünde bulunuyor. Takımın en büyük gücü ise hem ligin en çok gol atan ekibi olmaları hem de kalelerini gole en iyi şekilde kapatmaları olarak öne çıkıyor. Toplamda 52 kez rakip fileleri havalandıran ekip, kalesinde ise sadece 19 gol gördü.
Diğer taraftan, 23 maç sonunda 45 puan toplayan konuk ekip, dördüncü sırada bulunuyor. Her ne kadar liderin 13 puan gerisinde kalsalar da, savunma disiplinleri ve zorluk derecesi yüksek maçlardaki dirençleriyle tanınıyorlar. 39 gol atıp 18 gol yiyen ekip, özellikle deplasman maçlarında uyguladığı katı savunma anlayışıyla rakiplerine geçit vermiyor. Puan tablosundaki bu uçurum, sahadaki mücadelenin sertliğini azaltmak yerine, aksine “ya tamam ya devam” niteliği taşıdığı için daha da artırıyor.
Kenetlenen Takımlar: Cristian Chivu ve Luciano Spalletti Faktörü
Saha kenarındaki taktik dehaların mücadelesi, maçın en az futbolcular kadar merak edilen unsurlarından biri. Ev sahibi takımın başında, kulübün efsane isimlerinden biri olan Cristian Chivu bulunuyor. Haziran 2025’te göreve gelen Rumen teknik adam, kulübün genlerini çok iyi tanıyan bir isim olarak takıma modern ve hücum odaklı bir kimlik kazandırdı. Genç takımlardaki tecrübesini A takıma başarıyla yansıtan Chivu, kısa sürede taraftarın sevgilisi haline geldi.
Konuk ekibin kulübesinde ise İtalyan futbolunun “profesörü” olarak anılan Luciano Spalletti oturuyor. Napoli’yi şampiyon yaptıktan sonra kısa bir süre önce Juventus’un başına geçen deneyimli hoca, takımın bozulan kimyasını hızla toparladı. Spalletti’nin en büyük özelliği, kısıtlı kadrolardan maksimum verim alabilmesi ve rakiplerin zayıf noktalarını analiz ederek onlara özel stratejiler geliştirmesi. Bu maçta Chivu’nun genç ve dinamik enerjisi ile Spalletti’nin tecrübe dolu taktik manevraları karşı karşıya gelecek.
Sezonun İlk Yarısındaki Yedi Gollü Tarihi Mücadele
İki devin bu sezonki ilk randevusu, futbolseverlerin hafızalarından uzun süre silinmeyecek bir gol şölenine sahne olmuştu. 13 Eylül 2025’te oynanan o karşılaşmada, tam yedi gol atılmış ve son düdüğe kadar heyecan bir an olsun dinmemişti. Juventus’un ev sahipliğindeki o maçta, Vasilije Adžić’in 90+1’de ceza sahası dışından gönderdiği füze, skoru 4-3 olarak belirlemiş ve siyah-beyazlılara zaferi getirmişti.
O maçtaki gol trafiği şu şekilde gerçekleşmişti:
- Maçın hemen başında Lloyd Kelly ile öne geçen ev sahibi ekip, baskısını hissettirdi.
- Hakan Çalhanoğlu’nun beraberlik golüne Kenan Yıldız’ın şık vuruşu cevap verdi.
- İkinci yarıda Hakan bir kez daha sahneye çıktı ve ardından Marcus Thuram skoru deplasman ekibi lehine 3-2’ye getirdi.
- Ancak Khéphren Thuram’ın beraberlik golü ve uzatmalardaki Adžić mucizesi, üç puanın Torino’da kalmasını sağladı.
Şimdi ise Milano’da oynanacak bu rövanş, hem bir intikam fırsatı hem de ligdeki dominasyonun tescillenmesi anlamına geliyor.
Karşılaşmanın Kaderini Belirleyecek Kilit İsimler
Böylesine büyük maçlarda genellikle bireysel yetenekler ön plana çıkar ve bir anlık yaratıcılık tüm maçın akışını değiştirebilir. Her iki takımın da elinde bu sihirli dokunuşu yapabilecek çok özel isimler mevcut.
Lautaro Martinez ve Inter’in Ofansif Gücü
Ev sahibi ekibin kaptanı Lautaro Martinez, şu an ligin en formda ismi durumunda. 14 golle krallık yarışının zirvesinde yer alan Arjantinli yıldız, sadece golcülüğüyle değil, takım arkadaşlarına hazırladığı pozisyonlarla da bir orkestra şefi gibi hareket ediyor. Onun ceza sahası içindeki sezgileri, konuk ekibin savunması için en büyük tehdit olacak. Ayrıca sol kanatta fırtınalar estiren ve 11 asistle ligin zirvesinde yer alan Federico Dimarco’nun ortaları, Martinez ve Marcus Thuram ikilisi için en önemli gol kaynağı.
Juventus’un Parlayan Yıldızı Kenan Yıldız
Konuk ekip cephesinde ise tüm gözler genç yetenek Kenan Yıldız üzerinde. Bu sezon sergilediği performansla sadece İtalya’da değil, tüm Avrupa’da adından söz ettiren Kenan, takımın hücum organizasyonlarının merkezinde yer alıyor. 8 gol ve 4 asistlik katkısının yanı sıra, adam eksiltme becerisi ve hızıyla savunmaları dengesiz yakalama konusunda usta. Spalletti’nin sisteminde serbest bir rol üstlenen genç yıldız, Jonathan David ile kuracağı ortaklıkla gol yollarında etkili olmaya çalışacak.
Sakatlık Raporu: Sahaya Çıkamayacak Önemli Eksikler
Maç öncesinde her iki teknik adamı da düşündüren en büyük sorun, kadrodaki eksikler. Özellikle orta sahadaki yaratıcılık ve savunmadaki sertlik açısından her iki takım da önemli kayıplar veriyor.
Ev sahibi ekipte, oyunun beyni olarak kabul edilen Hakan Çalhanoğlu‘nun baldırındaki sakatlık nedeniyle forma giyemeyecek olması büyük bir dezavantaj. Ayrıca orta sahanın dinamik ismi Nicolò Barella ve savunmanın sağında güven veren Denzel Dumfries de bu büyük derbide takımlarını yalnız bırakacaklar.
Konuk ekipte ise hücum hattının en önemli silahı Dušan Vlahović kasık problemi nedeniyle kadroda yok. Bunun yanı sıra yedek

